18 Mart 2017 Cumartesi

Okuma Yorum / Kuşlar Yasına Gider - Hasan Ali Toptaş









Bu kitapla ilgili söyleyebileceğim ilk şey açıkçası "daha önce okuduğum hiç bir kitaba benzemiyor" olacak. Çok sevdiğim bir arkadaşımın hediye etmesiyle kitaba ve Hasan Ali Toptaş'a ulaştım. Ve yazarın diğer kitaplarını da en kısa sürede edinmeye karar verdim kitabı okurken.



Bu kısa girişin ardından kitabın bana kendisi hakkında birşeyler yazma isteği uyandırmasının sebeplerine gelelim. öncelikle kitabın kapağından başlayacak olursak,(yukardaki görsele tıkladığınızda büyüyecektir.) kapağa fotoğraf konmasını yanlış bulmuyorum fakat bence kapaktaki fotoğraf tam olarak kitabın içeriğini ve kitabın hissettirdiği duyguları yansıtmıyor. ancak yine de kitapta geçen karakterlerin samimiyetine yakın bulduğumu söyleyebilirim. yani kapak evet samimi ama kitabın içi, kapaktakinden çok daha ilgi çekici ve aydınlık; kapak, kitabın hakkını verememiş, kitabı karanlık göstermiş fikrimce. ancak kitabı çevirdiğinizde karşınıza çıkan arka söz "Zaten o yıllarda burnumuzun ucunda gezinen bir mazot kokusuydu babam, kulağımızda çınlayan uzak bir motor sesiydi ve az evvel dediğim gibi, gitti mi gelmek bilmezdi bir türlü." tam olarak bu kitaptan seçilip arka söz olarak yazılması gereken cümleler kesinlikle.


Baştan sona kendisini içinden bir an kopmadan okutan bir kitap. cümleler ardı ardına o kadar akıcı ilerliyor, sizi öyle içine alıyor ki okurken kendinizi içerdeki karakterlerden biri zannedebilirsiniz. sanki o oturma odasında onlar cümbür cemaat otururlarken siz de o odanın bir köşesindesiniz, konuşmaları okumuyor da dinliyor gibi hissediyorsunuz. karakterler o kadar sahici ki kitabın bir biyografi/otobiyografi olmadığına inanamıyorsunuz. karakterlerin özellikleri öylesine içimizden, hoş, sade, abartısız ki bu insanlar bir hayal dünyasından çıkmış olamaz bunlar gerçek, demekten kendimi alamadım.
kitaptaki yazarın (kitabın baş kahramanı da bir roman yazarı) babası ile ilişkisi, bir evlat olarak yaptıkları, babasına karşı hissettiği mesuliyet duygusu günümüzde malesef öylesine azalmış meziyetler ki insan okurken hayran kalmaktan kendini alamıyor.

Kitap, konusu itibariyle okunmadan evvel belki de uygun olmayan tabiriyle sıkıcı zannedilebilir, bu yorumu belki haklı da bulabiliriz çünkü romanlarda alışılagelen entrika, intikam, aşk, şehvet, hırs vs. gibi hiçbir "merak uyandırıcı" içerik barındırmıyor. ve yazarın böyle yalın bir içerikle böylesine sürükleyici bir dile ulaşması kesinlikle bu konuda eline su dökülemez bir usta olduğunu ispatlıyor.
kendinize bir iyilik yapın ve sakin bir kafayla bir haftasonunuzda "Kuşlar Yasına Gider" okuyun, sevdiklerinize de okutun bu kitabı. ben şanslıydım çünkü bu kitaba en sakin zamanlarımda ulaştım, bir şehirler arası yolculuğumda okumaya başladım.


Küçücük bir uyarı: babasını kaybetmemiş olanlar için dahi çok derin duygular içeren kitabı babasını kaybedenlerin okumasını çok şiddetle tavsiye edemiyor tamamen kendi tercihlerine bırakıyorum. çünkü beni çokça ağlatmış bulunuyor.



18.03.17
znt

12 Aralık 2014 Cuma

CHRISTINA AGUILERA HURT TÜRKÇE ÇEVİRİ

HURT-ACI

Seems like it was yesterday when I saw your face
Yüzünü son görüşüm dün gibi geliyor
You told me how proud you were but I walked away
Gidişime rağmen beni bırakmayışın gurur verici
If only I knew what I know today
Sadece bugün bildiklerimi biliyor olsaydım
Ooh ooh



I would hold you in my arms
Seni kollarıma sarardım
I would take the pain away
Acını uzaklaştırırdım
Thank you for all you've done
Tüm yaptıkların için minnettarım
Forgive all your mistakes.
Tüm hatalarını affettim



There's nothing I wouldn't do
Yapmayacağım birşey yok
To hear your voice again.
Sesini tekrar duyabilmek için
Sometimes I wanna call you but I know you won't be there
Bazen sana seslenmek istiyorum ama biliyorum ki orada olmayacaksın



Oh, I'm sorry for blaming you for everything I just couldn't do
Yapamadığım herşey için seni suçladığıma üzgünüm
And I've hurt myself by hurting you
Senin canını yakmakla kendi canımı yaktım



Some days I feel broke inside but I won't admit
Bazı günler içimde kırıklık hissediyorum ama itiraf edemiyorum
Sometimes I just wanna hide 'cause it's you I miss
Bazen sadece seni özleyişimi saklamak istiyorum
And it's so hard to say goodbye when it comes to this, ooh, whoa
Ve böyle zamanlar geldiğinde hoşçakal demek çok zor



Would you tell me I was wrong?
Hatalı olduğumu söyleyecek misin?
Would you help me understand?
Anlamama yardım edecek misin?
Are you looking down upon me?
Beni aşağılayacak mısın?
Are you proud of who I am?
Benimle gurur duyuyor musun?





There's nothing I wouldn't do
Yapmayacağım birşey yok
To have just one more chance
Bir şansa daha sahip olmak için
To look into your eyes and see you looking back
Gözlerinin içine bakmak ve seni arkanı dönerken görmek için



Oh, I'm sorry for blaming you for everything I just couldn't do
Özür dilerim yapamadığım herşey için seni suçladım
And I've hurt myself, oh, oh, oh.
Ve ben kendime zarar verdim



If I had just one more day
Eğer sadece bir günüm daha olsaydı
I would tell you how much that I've missed you since you've been away
Gittiğinden beri seni ne kadar çok özlediğimi anlatırdım sana



Oh, it's dangerous
Tehlikeli
It's so out of line
Çizgiyi çoktan aştı
To try and turn back time
Denemek ve zamanı döndürmek için


çeviren:znt   

24 Ekim 2014 Cuma

VISA - JUST FOR YOU TÜRKÇE ÇEVİRİ


Just For You - Sadece Senin İçin


Just for you.

Sadece senin için.

I will cry myself a little more.

Kendi kendime biraz daha ağlarım.

Just for you.

Sadece senin için.


I will lie awake a little more.


Biraz daha uykusuz kalırım.


Just for you.


Sadece senin için.


I will starve myself a little more.


Yemeden içmeden kesilirim biraz daha.


Just for you.


Sadece senin için.


I will lose myself a little more.


Kendimi biraz daha kaybederim.


Let her go.


Bırak gitsin.


If there is nothing much left to say.


Eğer söylenecek daha fazla şey kalmamışsa.


Let her go..


Bırak gitsin..


If there is a will there's definitely a way.


Eğer olacaksa kesinlikle bir yolu vardır.


Let her go and i try and i try and i try to let her go.


Bırak gitsin ve ben çabalarım çabalarım ve çabalarım gitmesi için.


Just for you.


Sadece senin için.


I will hide myself a little more.


Kendimi biraz daha gizlerim.


Just for you.


Sadece senin için.


I will sigh myself a little more.


Kendime biraz daha lanet ederim.


Just for you.


Sadece senin için.


I will shame myself a little more.


Kendimden biraz daha utanırım.


Just for you.


Sadece senin için.


I will blame myself a little more.


Kendimi biraz daha suçlarım.


Let her go.


Bırak gitsin.


I suppose I'm left only to pray.


İnzivaya çekildiğimi varsayarım.


Let her go.


Bırak gitsin.


Her voice calls me everyday.


Onun sesi beni her gün çağırıyor.


Let her go and i wake up calling to you.


Bırak gitsin, ben seni çağırmak için uyanırım


Let her go. Let you go. Let us go.

Gitmesine izin ver. Gitmene izin ver. Gitmemize izin ver.

I swear to my life for you.

Senin için hayatım üzerine yemin ederim.


I am forever in night to you.


Geceleri senin için sonsuzum.


I am unholy, unworthy, a violent mess deserving the


suffering that bleeds into the fire & you leave me to


die...just for you.


Lanetliyim, aşağılığım, ateşe kanayan ızdırabı hakkeden


şiddetli bir karışıklıktayım & beni ölüme terk et... Sadece senin için.


I will face myself a little more.


Kendimle biraz daha yüzleşirim.


Just for you.


Sadece senin için.


i will age and rest a little more.


Biraz daha yaşlanır ve biraz daha dinlenirim.


Just for you.


Sadece senin için.


I will love no less a little more.


Aşkım hiç azalmadan devam ederim.


Just for you.


Sadece senin için.


I will wait till death.


Ölene dek beklerim.

çeviren:znt



27 Ocak 2014 Pazartesi

ANATHEMA - REGRET ÇEVİRİ

REGRET -  PİŞMANLIK

As I drift away... far away from you,
Sürüklenirken... senden çok uzaklara,
I feel all alone in a crowded room,
Kalabalık bir odada yapayalnız hissediyorum,
Thinking to myself
Kendi kendime düşünüyorum
"There's no escape from this
fear,
regret,
loneliness..."
"Bundan kaçış yok
korku,
pişmanlık,
yalnızlık..."

Visions of love and hate
Aşkın ve nefretin görüntüleri
A collage behind my eyes
Gözlerimin ardında bir kolaj
Remnants of dying laughter
Ölmüş kahkahadan arta kalanlar
Echoes of silent cries
Sessiz ağlayışların yankıları

I wish I didn't know now that
Keşke bunu şimdi bilmeseydim
I never knew then...
Asla bilmezdim o zaman
Flashback
Geçmişe dönünce
Memories punish me again
Hatıralar beni yine hırpalıyor
Sometimes I remember all the pain
Bazen tüm acıyı hatırlıyorum
that I have seen
Gördüğüm
Sometimes I wonder what might
Bazen merak ediyorum
have been...
bana ne olabileceğini...

And sometimes I despair
Ve bazen umudumu kaybediyorum
At who I've become
Kim olduğumu anladığımda
I have to come to terms
Şartlara uymak zorundayım
With what I've done
Yaptıklarımla

The bittersweet taste of fate
Kaderin cilvesi
We can't outrun the past
Geçmişe dönemeyiz
Destined to find an answer
Mukadderat bir cevap bulmak
A strength I never lost
Asla kaybetmeyeceğim bir güç
I know there is a way
Biliyorum bir yol var
My future is not set
Geleceğim belirlenmiş değil
For the tide has turned
Devran döner
But still I never learned to live
Ama ben hala ve asla yaşamayı öğrenmedim
without regret.
pişman olmayarak.

ceviri:znt

ANATHEMA - LOST CONTROL ÇEVİRİ

LOST CONTROL - KAYBOLMUŞ KONTROL


Life.. has betrayed me once again
Hayat.. beni bir kez daha ihanete uğrattı
I accept that some things will never change.
Bazı şeylerin asla değişmeyeceğini kabullendim.
I've let your tiny minds magnify my agony
Minik zihninin acılarımı büyütmesine izin verdim
and it's left me with a chemical dependency for sanity.
ve  beni kimyasal bağımlılıkla bıraktı, akıl sağlığı için

Yes, I am falling... how much longer 'till I hit the ground?
Evet, düşüyorum, yere çarpmama ne kadar kaldı?
I can't tell you why I'm breaking down.
Neden parçalandığımı sana anlatamam
Do you wonder why I prefer to be alone?
Neden yalnız kalmayı seçtiğimi merak ediyor musun?
Have I really lost control?
Gerçekten kontrolü mü kaybettim?

I'm coming to an end,
Sona yaklaşıyorum
I've realized what I could have been.
Bana ne olabileceğini farkettim.
I can't sleep so I take a breath and hide behind my bravest mask,
Uyuyamıyorum ve bir nefes alıp cesur maskemin arkasına saklanıyorum,
I admit I've lost control
İtiraf ediyorum, kontrolü kaybettim
Lost control...
Kaybolmuş kontrol...

ceviri:znt

26 Ocak 2014 Pazar

SCORPION - WIND OF CHANGE ÇEVİRİ

WIND OF CHANGE -  DEĞİŞİM RÜZGARI

Follow the Moskva
Moskovayı takip et
Down to Gorky Park
Gorky Park'a doğru
Listening to the wind of change
Değişim rüzgarını dinle
 
An August summer night
Bir ağustos yaz akşamı
Soldiers passing by
Askerler geçerken
Listening to the wind of change
Değişim rüzgarını dinliyorlar

The world is closing in
Dünya kısalıyor
Did you ever think
Hiç düşündün mü
That we could be so close, like brothers
Çok yakın olabileceğimizi, erkek kardeşler gibi
 
The future's in the air
İstikbal havada
Can feel it everywhere
Bunu heryerden hissedebilirsin
Blowing with the wind of change
Değişim rüzgarıyla esiyor

Take me to the magic of the moment
Anın büyüsüne götür beni
On a glory night
Şanlı gecede
Where the children of tomorrow dream away
Yarının çocuklarının rüyalarının olduğu yerde
In the wind of change
Değişim rüzgarında

Walking down the street
Caddede yürüyorum
Distant memories
Uzak anılar
Are buried in the past, forever
Geçmişe gömülü, sonsuza dek
 
I follow the Moskva
Moskovayı takip ediyorum
Down to Gorky Park
Gorky Parkına doğru
Listening to the wind of change
Değişim rüzgarını dinliyorum

Take me to the magic of the moment
Anın büyüsüne götür beni
On a glory night
Şanlı gecede
Where the children of tomorrow share their dreams
Yarının çocuklarının rüyalarını paylaştığı yerde
With you and me
Seninle ve benimle

Take me to the magic of the moment
Anın büyüsüne götür beni
On a glory night
Şanlı gecede
Where the children of tomorrow dream away
Yarının çocuklarının rüyalarının olduğu yerde
In the wind of change
Değişim rüzgarında
The wind of change
Değişim rüzgarı
 
Blows straight into the face of time
Zamanın yüzüne doğru eser
Like a storm wind that will ring the freedom bell
Özgürlük çanını çalacak gibi güçlü bir fırtına
For peace of mind
Zihinlerin barışı için
Let your balalaika sing
Balalaykanın söylemesine izin ver
What my guitar wants to say
Gitarım demek istediklerini

Take me to the magic of the moment
Anın büyüsüne götür beni
On a glory night
Şanlı gecede
Where the children of tomorrow share their dreams
Yarının çocuklarının rüyalarını paylaştığı yerde
With you and me
 Seninle ve benimle

Take me to the magic of the moment
Anın büyüsüne götür beni
On a glory night
Şanlı gecede
Where the children of tomorrow dream away
Yarının çocuklarının rüyalarının olduğu yerde
In the wind of change
Değişim rüzgarında

ceviren:znt

SATURNUS - ALL ALONE ÇEVİRİ

ALL ALONE - TAMAMEN YALNIZ

I'm standing here
Burda duruyorum
Watching the clouds float by
Yüzen bulutları izliyorum
Wondering why the pain never deserted me
Acının beni neden asla terk etmediğini düşünürken
The sadness, sorrow, bewilderness that never left
Hüzün, matem, hiç gitmeyen akıl karışıklığı
(...the moments of joy I never kept)
Asla koruyamadığım mutluluk anları

I'm flying away
Uzaklara uçuyorum
Holding hands with myself
Ellerimi tutuyorum kendi kendime
Sharing life with myself
Hayatı kendimle paylaşıyorum
Reaping the loneliness I've sown
Ektiğim yalnızlığı biçiyorum
In these fields I've always grown
Her zaman yetişkin olduğum şu alanlarda
Digging the blackness from my mind
Beynimdeki karanlığı kurcalıyorum
I will die all alone
Tamamen yalnız öleceğim

ceviren:znt

25 Ocak 2014 Cumartesi

NIGHTWISH - WHILE YOUR LIPS ARE STILL RED ÇEVİRİ

 WHILE YOUR LIPS ARE STILL RED- DUDAKLARIN HALA KIRMIZIYKEN

Sweet little words made for silence not talk
Küçük tatlı sözcükler sükut getirdi  konuşma değil
Young heart for love not heartache
Aşk için toy kalp, aşk acısı içinse değil
Dark hair for catching the wind
Rüzgarı yakalayan koyu saçlar
Not to veil the sight of a cold world
Soğuk dünya manzarasını gizlemez
Kiss while your lips are still red
Dudakların hala kırmızıyken öp
While he's still silent
O hala sessizken
Rest while bosom is still untouched, unveiled
Göğsüne hala dokunulmamışken uyu, ilk defa
Hold another hand while the hand's still without a tool
Diğer elini tut, henüz kimseye değmemişken
Drown into eyes while they're still blind
Gözlerinde boğul henüz hala körken
Love while the night still hides the withering dawn
Aşık ol gece hala şafağın ağarmasını saklarken
First day of love never comes back
Aşkın ilk günü asla dönmeyecek
A passionate hour's never a wasted one
Tutkulu saatler asla boşa geçmedi
The violin, the poet's hand
Keman, şairin eli
Every thawing heart plays your theme with care
Kalp her çözülüşte senin şarkını çalar özenle

ceviren:znt

SATURNUS - LOST MY WAY ÇEVİRİ

LOST MY WAY - YOLUMU KAYBETTİM
 
A sea of hope - a sky of flame
Bir umut denizi - bir alev göğü
I cry out your name but you're only a dream
Adını haykırıyorum ama sen sadece bir hayalsin
A hope to die - always this endless pain
Ölmek için bir umut - devamlı bu bitmez acı
With an endless sigh - so endless sad
Bitmeyen bir iç çekişle - bitmez bir hüzün
So break my urse - let my heart forget
Hadi hevesimi kır - bırak da kalbim unutsun
End this dirge - these endless regrets
Bu ağıtı bitir - bu bitmez pişmanlıkları
Lost my way - blackened faith
Yolumu kaybettim - kararmış inanç
Lost my love - heart went astray - blackened faith
Aşkımı kaybettim - kalp yoldan çıktı - kararmış inanç
Lost my love - myself to blame
Aşkımı kaybettim - suçlu benim
Lost my way - blackened faith
Yolumu kaybettim - kararmış inanç
Lost my love - gaining pain
Aşkımı kaybettim - acıya varıyorum
Blackened faith - this vacant heart
Kararmış inanç - bu terk edilmiş kalp
Love astray - and hearts do fall apart
Aşk yoldan çıktı - ve kalpler ayrı düştü

The sun is et and masked night
Güneş sonsuz ve geceyi maskeledi
Vailes heavens fayer eyes
Dürüst gözler cennete saygıyla bakar
What trust is there to a light
Güvenilen şeyde bir ışık var
That so swift yes
Bu çok hızlı, evet

çeviren:znt

26 Ağustos 2013 Pazartesi

THE TURTLES - HAPPY TOGETHER TÜRKÇE ÇEVİRİ

HAPPY TOGETHER -BİRLİKTE MUTLU

Imagine me and you, I do
Senle beni hayal etsene, ben ediyorum
I think about you day and night, it's only right
Gece gündüz seni düşünüyorum, kesinlikle doğru bu
To think about the girl you love and hold her tight
Aşık olduğun kızı düşünmek ve onu sıkıca tutmak
So happy together
Birlikte çok mutluyuz

If I should call you up, invest a dime
Eğer seni aramam gerekirse, bozukluk yolla
And you say you belong to me and ease my mind
Ve bana ait olduğunu söyle ve zihnimi rahatlat
Imagine how the world could be, so very fine
Dünya'nın nasıl olabildiğini hayal et, böyle gayet iyi
So happy together
Birlikte çok mutluyuz

I can't see me lovin' nobody but you
Kendimi kimseyi severken göremiyorum sen hariç
For all my life
Tüm hayatım boyunca
When you're with me, baby the skies'll be blue
Benimle olduğun sürece, gökyüzü masmavi bebeğim
For all my life
Tüm hayatım boyunca

Me and you and you and me
Ben ve sen ve sen ve ben
No matter how they toss the dice, it has to be
Zarı kaç atarlarsa atsınlar boşver,o olması gerekendir
The only one for me is you, and you for me
Benim için olması gereken tek kişi sensin, ve benim için sen
So happy together
Birlikte çok mutluyuz


ceviren : znt

5 Ağustos 2013 Pazartesi

COLDPLAY - PARADISE TÜRKÇE ÇEVİRİ

 PARADISE - CENNET

When she was just a girl
O, küçük bir kız çoçuğu iken
She expected the world
Dünya'da umduğu şeyler vardı
But it flew away from her reach so
Ama ulaşabileceğinden çok uzağa uçtu dünya
She ran away in her sleep
Rüyasında uzaklara koşturdu
And dreamed of
Ve hayalinde
Para-para-paradise, Para-para-paradise, Para-para-paradise
Cennet, cennet, cennet
Every time she closed her eyes
Gözlerini her kapadığında


When she was just a girl
O, küçük bir kız çoçuğu iken
She expected the world
Dünyayı hayal ederdi
But it flew away from her reach
Ama ulaşabilceği yerlerden uzağa uçtu
And the bullets catch in her teeth
Ve  kurşunlar onu dişinden yakaladı
Life goes on, it gets so heavy
Hayat devam ediyor, zor olsa da
The wheel breaks the butterfly
Tekerlek  kelebeği eziyor
Every tear a waterfall
Her damla gözyaşı bir şelale

In the night the stormy night she'll close her eyes
Gece fırtınalıyken gözlerini kapatıyor
In the night the stormy night away she'd fly
Gece fırtınalıyken uzaklara uçuyor

And dreams of
Ve rüyaları
Para-para-paradise
Cennet
She'd dream of
Rüyalarında
Para-para-paradise
Cennet

And so lying underneath those stormy skies
Ve bu fırtınalı gökyüzünün altında yalan söyleyip duruyor
She'd say, "oh, ohohohoh I know the sun must set to rise"
Diyor ki, "Oh, biliyorum ki Güneş yükselişini yapacak."


ceviren:znt

4 Ağustos 2013 Pazar

ONE LAST GOODBYE - ANATHEMA TÜRKÇE ÇEVİRİ



ONE LAST GOODBYE  -  SON BİR VEDA


How I needed you
Sana nasıl ihtiyacım vardı
How I grieve, now you're gone
Gittiğinde ne kadar üzülmüştüm
In my dreams I see you
Rüyalarımda seni görüyorum
I awake so alone
Çok yalnız uyanıyorum

I know you didn't want to leave
Biliyorum ki sen de gitmek istemedin
Your heart yearned to stay
Kalbin kalmaya teşneydi
But the strength I always loved in you
Ama daima aşık olduğum sendeki o güç
Finally gave way
Sonunda boyun eğdi

Somehow I knew you would leave me this way
Her nasılsa benden bu şekilde ayrılacağını biliyordum
Somehow I knew you could never never stay
Her nasılsa asla ve asla kalamayacağını biliyordum
And in the early morning light
Ve sabah aydınlanırken
After a silent peaceful night
Sessiz, sakin bir gecenin ardından
You took my heart away
Kalbimi uzaklara götürdün
And my being
Ve benliğimi

In my dreams I can see you
Rüyalarımda seni görebiliyorum
I can tell you how I feel
Sana nasıl hissettiğimi anlatabiliyorum
In my dreams I can hold you
Rüyalarımda seni tutabiliyorum
And it feels so real
Ve o kadar gerçek hissettiriyor ki

I still feel the pain
Hala acısını hissediyorum
I still feel your love
Hala aşkını hissediyorum
I still feel the pain
Hala acısını hissediyorum
I still feel your love
Hala aşkını hissediyorum

And somehow I knew you would leave me this way
Ve her nasılsa benden bu şekilde ayrılacağını biliyordum
And somehow I knew you could never never stay
Ve her nasılsa asla ve asla kalamayacağını biliyordum
And in the early morning light
Ve sabah aydınlanırken
After a silent peaceful night
Sessiz, sakin bir gecenin ardından
You took my heart away
Kalbimi uzaklara götürdün
Oh I wish, I wish you could have stayed
Keşke, keşke kalabilseydin.

ceviren:znt

30 Temmuz 2013 Salı

A TALE THAT WASN'T RIGHT - HELLOWEEN TÜRKÇE ÇEVİRİ

A TALE THAT WASN'T RIGHT - GERÇEK OLMAYAN BİR MASAL

Here I stand all alone
Have my mind turned to stone
Have my heart filled up with ice
To avoid It's breakin' twice
Burda duruyorum tamamen yalnız 
Zihnim taşlaşmış halde
Kalbim ise tamamen buz tutmuş
İkinci kez kırılmasını önlemek için

Thanx to you, my dear old friend
But you can't help. this is the end
Of a tale that wasn't right
I won't have no sleep tonight
Teşekkürler,sevgili eski dostum
Ama bana yardım edemezsin,
Gerçek olmayan bir masalın sonuydu bu
Bu gece beni uyku tutmayacak

In my heart, in my soul
I really hate to pay this toll
Should be strong, young and bold
But the only thing
I feel is pain
Kalbimde, ruhumda
Bu geçiş ücreti ödemeden gerçekten nefret ediyorum
Güçlü, genç ve cesur olmak gerek
Ama hissettiğim tek şey ızdırap

It's alright, we'll stay friends
Trustin' In my confidence
And Iet's say it's just alright
You won't sleep alone tonight
Sorun değil, arkadaş kalırız
Güvenim sağlamdır
Ve hadi herşeyin iyi olduğunu söyleyelim
Bu gece yalnız uyumayacaksın

In my heart, in my soul I really hate to pay this toll
Should be strong, young and bold
But the only thing I feel is pain
Kalbimde, ruhumda
Bu geçiş ücreti ödemeden gerçekten nefret ediyorum
Güçlü, genç ve cesur olmak gerek
Ama hissettiğim tek şey ızdırap

With my heart, with my soul
Some guys cry you bought and sold
They've been strong, young and bold
And they say, play this song again
Kalbimle, ruhumla
Alıp sattığın birkaç adam ağlıyor
Güçlüydüler, genç ve de cesur
Ve diyorlar ki bu şarkıyı tekrar çal

 ceviren:znt

28 Temmuz 2013 Pazar

JASON MRAZ - HEY LOVE TÜRKÇE ÇEVİRİ


Stay hey love, where you going to?
Sevgilim kal, nereye gidiyorsun?
You're not sleeping anymore, you're just trying to.
Bundan sonra uyuyamayacaksın, sadece çabalayacaksın.
Hey stay love, where you running to?
Hey sevgilim kal, nereye koşuyorsun?
Awful happens all the time, don't let it kill you.
Korkunç şeyler her zaman olur, bunun seni öldürmesine izin verme.


Easily with me I feel as fast as I can see..
Açıkçası benimleyken görebildiğim kadar hızlı hissediyorum
Just afraid of the horror stories I fall down on my knees.
Korku hikayelerinden sadece dizlerimin üstüne yıkıldığımda kork


Come away, come away
Buraya gel, buraya gel
From all these things unheard
Tüm bu duyulmamış şeylerden
If a chosen word has got you cornered
Eğer seçilen kelimelerden biri seni köşeye sıkıştırırsa
Then it's a lesson learned
O zaman bu öğrenilmiş bir derstir
Like close the book before it burns you, now.
Tıpkı şimdi seni yakmasından önce kitabı kapatmak gibi

Come away, come away
Buraya gel, buraya gel
From all these things unseen
Tüm bu görülmemiş şeylerden
At the price you paid I promise you won't believe anything they say
Ödediğin bedel karşılığında sana söz veriyorum ne derlerse desinler inanmayacaksın
Belief will only disappoint you now.
İnanç seni sadece şimdi hayalkırıklığına uğratacak


Well in case you never noticed the path you never chose has chosen you.
Güzel, öyleyse asla seni seçeni seçemeyeceğini fark etmeyeceksin
Don't be afraid to face and break it, your secrets...yeah...
Sırlarınla yüzleşmekten ve onları kırmaktan korkma...evet
Don't be afraid to face and break it, your secrets...stay, stay...
Sırlarınla yüzleşmekten ve onları kırmaktan korkma...kal, kal...

ceviren:znt

FRANK SINATRA - FLY ME TO THE MOON TÜRKÇE ÇEVİRİ


Fly me to the moon
Beni aya uçur
Let me play among the stars
Yıldızların arasında oynamama izin ver
Let me see what spring is like
Baharın neye benzediğini görmeme izin ver
On a, Jupiter and Mars
Jüpiter ve Mars'ta
In other words, hold my hand
Başka bir deyişle elimi tut
In other words, baby, kiss me
Başka bir deyişle öp beni bebeğim

Fill my heart with song
Kalbimi şarkıyla doldur
And let me sing for ever more
Ve sonsuza kadar şarkı söylememe izin ver
You are all I long for
Benim için herşey sensin
All I worship and adore
Seni taparcasına seviyorum
In other words, please be true
Başka bir deyişle dürüst ol lütfen
In other words, I love you
Başka bir deyişle sana aşığım

ceviren:znt

27 Temmuz 2013 Cumartesi

JASON MRAZ - LIFE IS WONDERFUL ÇEVİRİ



JASON MRAZ



"Life Is Wonderful"

It takes a crane to build a crane
Bir vinç yapmak için vinç alır
It takes two floors to make a story
Bir kat yapmak için iki zemin alır
It takes an egg to make a hen
Bir tavuk yapmak için bir yumurta alır
It takes a hen to make an egg
Bir yumurta yapmak için bir yumurta alır
There is no end to what I'm saying
Söylediklerimin sonu yok

It takes a thought to make a word
Bir kelime üretmek için bir düşünceyi alır
And it takes some words to make an action
Ve bir hareket için birkaç sözcük alır
It takes some work to make it work
Bir iş için başka bir işi alır
It takes some good to make it hurt
Acıtmak için biraz iyiden alır
It takes some bad for satisfaction
Memnun etmek için de biraz kötüden alır

La la la la la la la life is wonderful
La la la la la la hayat harika
Ah la la la la la la life goes full circle
Ah la la la la la la hayat tamamen bir döngü
Ah la la la la la la life is wonderful
Ah la la la la la la hayat harika
Al la la la la

It takes a night to make it dawn
Şafak için geceyi alır
And it takes a day to make you yawn brother
Ve seni esnetmek için bir gününü alır
And it takes some old to make you young
Ve seni gençleştirmek için yaşlıdan alır
It takes some cold to know the sun
Güneşi bilmen için soğuğu alır
It takes the one to have the other
Diğerine sahip olasın diye birini alır

And it takes no time to fall in love
Aşka düşmen için zamandan almaz
But it takes you years to know what love is
Ama aşkı bilmen için yıllarını alır
It takes some fears to make you trust
Güvenmen için korkularından alır
It takes those tears to make it rust
Paslanması için gözyaşlarını alır
It takes the dust to have it polished
Parlak durması için tozunu alır

Ha la la la la la la life is wonderful
Ah la la la la la la life goes full circle
Ah la la la la la la life is so full of
Ah la la la la la la life is so rough
Ah la la la la la la life is wonderful
Ah la la la la la la life goes full circle
Ah la la la la la la life is our love
Ah la la la la la

It takes some silence to make sound
Ses yapmak için sessizlikten alır
It takes a loss before you found it
Sen bulmadan önce kaybettiğinden alır
And it takes a road to go nowhere
Hiç bir yere gidemeyesin diye yoldan alır
It takes a toll to make you care
Seni korumak için ücretini alır
It takes a hole to make a mountain
Bir dağ yapmak için boşluğu alır

It is so meaningful
Anlam dolu
It is so wonderful
Harika
It is meaningful
Anlam dolu
It is wonderful
Harika
It is meaningful
Anlam dolu
It goes full circle
Tamamen bir döngüde



ceviren:znt





ENRIQUE IGLESIAS - ROAMER ÇEVİRİ




ROAMER
enrique iglesias


(roamer, roamer)
Hello, i'm coming at your town again
Selam tekrar senin kasabana geliyorum
How's about a night, how's about a flight supernova
Gece nasıl ,yıldızların kayışı nasıl
I know, i've been kinda hot and cold
Biliyorum, aşırı sıcak ve soğuktum
But you never go away, no matter what i say,
Ama hiç uzaklaşmadın, ne dediğimin önemi yok
In the mornings
Sabahları


My need is running low
Benim ihtiyacım yavaşça koşmak
I've been moving everywhere
Her yere gittim
Spreading out my wings, trying everything
Kanatlarımı açıyorum, her şeyi deniyorum
But that's over, cos when i'm on my own
Ama bu bitti, kendi içimdeyken
Waking up with someone new
Yeni biriyle uyanıyorum
And now i feel the same, i'm mixing up their name
Ve şimdi aynı şeyi hissediyorum, isimlerini karıştırıyorum
It's like a roamer
Tıpkı bi sürtük gibi

Goodbye, i'm going on the road again
Hoşçakal , tekrar yola çıkıyorum
But i'm bringing you along,
Ama seni de getiriyorum
In each and every song that we cover
Her biri ve söylediğimiz her şarkı
And i, i always wanna see your face
Ve ben ben hep yüzünü görmek isteyeceğim
Cos looking in your eyes, is where i see my life
Çünkü nereye bakarsam gözlerinin içini görüyorum
When i'm older
Ben yaşlanınca



Like a roamer, like a roamer
Sürtük gibi, sürtük gibi

Mississippi, tenessee
California ,lexico ,like a roamer
Russia, san fransico bay, to the uk,
Round the world in 80 days
80 günde dünyanın etrafında
Like a roamer
Sürtük gibi

When i go away, don't wanna go away
Ben giderken, gitmek istemiyorum
Don't wanna go away, don't wanna go away
Gitmek istemiyorum, gitmek istemiyorum
Don't wanna go away, don't wanna go away
Gitmek istemiyorum, gitmek istemiyorum


ceviren:znt

KANYE WEST - AMAZIN' ÇEVİRİ



AMAZIN' ŞAŞIRTICI


It's amazing, I'm the reason
Şaşırtıcı, sebep benim
Everybody fired up this evening
Bu gece herkes yanıyor
I'm exhausted, barely breathing
Çok yorgunum,ancak nefes alıyorum
Holding on to what I believe in
İnandığım şeye tutunuyorum

No matter what you'll never take that from me
Bunu benden asla almayacak olman sorun değil
My reign is as far as your eyes can see
Hükümdarlığım gözlerinin görebileceği uzaklıkta


It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
Şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı
It's amazin', so amazin', so amazin', so amazin'
Şaşırtıcı çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı, çok şaşırtıcı
It's amazin'
(Let's go)

I'm a monster, I'm a killer
Ben bir canavarım, ben bir katilim
I know I'm wrong, yeah
Evet yanlış olduğumu biliyorum
I'm a problem that'll never ever be solved
Asla çözülememiş bir problemim

And no matter what you'll never take that from me
Ve bunu benden asla almayacak olman sorun değil
My reign is as far as your eyes can see
Hükümdarlığım gözlerinin görebileceği uzaklıkta

(Let's go)

I'm a monster, I'm a maven
Ben bir canavarım, bir maven'im
I know this world is changin'
Dünyanın değiştiğini biliyorum
Never gave in, never gave up
Asla teslim olmadım, asla pes etmedim

I'm the only thing I'm afraid of
Korktuğum tek şey benim

No matter what you'll never take that from me
Bunu benden asla almayacak olman sorun değil
My reign is as far as your eyes can see
Hükümdarlığım gözlerinin görebileceği uzaklıkta

I'm amazin', yeah, I'm all that
Evet şaşırtıcıyım, ben buyum
If I ain't on my grind then what you call that?
Eğer işimi yapmazsam ne dersin?
Victorious, yeah, we warriors
Glibi evet biz savaşçılarız
We make history, strive off victory
Tarih yazarız ,galibiyet için uğraşırız

Standing at my podium
Podyumumda duruyorum
I'm trying watch my sodium
Sodyumumu izlemeye çalışıyorum
Die high blood pressure
Yüksek tansiyondan ölüyorum

You even let the Feds getcha
Fedlerin seni yakalamasına izin versen bile

I'm amazin', born on the full moon
Şaşırtıcıyım, dolunayda doğdum
I was bred to get it in, no spoon
Bu amaç için büyümüştüm
That's why I'm so goose, summer time, no juice
Bu yüzden çok bu kadra aptalım yaz vakti, içecek yok
Big family, small house, no rooms
Büyük aile küçük ev odalar yok

They like, oh God, why you go so hard?
Onlar tıpkı, Tanrım neden bu kadar zorluyorsun?
Look what he's been through
Nereye gittiğine bak
He deserves an applause
Bir alkışı hakediyor




ceviren : znt

ALEXANDER RYBAK - FOOLIN' ÇEVİRİ

ALEXANDER RYBAK - FOOLİN'


Nobody knows the way I’m feelin’
Kimse ne hissettiğimi bilmiyor
I try to scream instead I smile
Gülümseyeceğime bağırmaya çalışıyorum
The world is strange
Dünya garip
I must be dreamin’
Rüya görüyor olmalıyım
How can I stop this just for a while?
Sadece kısa bir süreliğine bunu nasıl durdurabilirim?
The morning rain will soon be falling
Sabah yağmuru yakında yağıyor olacak
But I don’t care ‘cause I’ve already cried
Ama umursamıyorum , çünkü zaten ağladım
Can’t see the meaning of this
Bunun anlamını göreme
But one thing’s certain
Ama kesin olan bir şey var
I’m afraid I’m loosin’ my mind
Korkarım, aklımı kaçırıyorum
Somebody else will be her boyfriend
Başka birisi onun erkek arkadaşı olacak
Somebody else will have her heart
Başka birisi onun kalbine sahip olacak
But still I love her so
Ama hala onu çok seviyorum
How could I let her go
Nasıl gitmesine izin verebildim?
I was foolin’ myself
Kendimi kandırıyordum


The sky is blue and birds are singing
Gökyüzü mavi ve kuşlar cıvıldıyor
The sun does shine
Güneş parlıyor
And kids are playing games
Ve çocuklar oyun oynuyor
What have I done?
Ben ne yaptım?
What was I thinking?
Ne düşünüyordum?
The only thing to do is hiding shame
Yapacak tek şey utançtan saklanmak


ceviren:znt


ARASH FT AYSEL - ALWAYS ÇEVİRİ



(Eurovision 2009 :: Azerbaijan)


ARASH-AYSEL ALWAYS [HER ZAMAN]


Always on my mind
Her zaman aklımda
Always in my heart
Her zaman kalbimde

I've been waiting for you night after night
Senin için gecelerce bekliyorum
Like a shadow staying close to the light
Bir gölgenin ışığa yakın olduğu gibi
Suddenly you stand beside me
Aniden sen yanımda belirdin
And I see a million burning stars
Ve bir milyon parlak yıldız görüyorum

You are always on my mind
Her zaman aklımdasın
Always in my heart
Her zaman kalbimdesin
And I can hear you call my name on a mountain high
Yüksek bir dağdan bana seslendiğini duyabiliyorum
Always on my mind
Her zaman aklımda
Always in my dreams
Her zaman rüyalarımda
I wanna hold you close with me
Seni bana yakın tutmak istiyorum
Always all the time
Her zaman daima


I believe I'm addicted to you
Sana bağımlı olduğuma inanıyorum
In your eyes I see dreams coming true
Gözlerinde, gerçek rüyalar görüyorum
Finally I have found you
Sonunda seni buldum
And now I will never let you go no
Ve şimdi asla gitmene izin vermiyeceğim , hayır

Always on my mind
Her zaman aklımda
Alway in my heart
Her zaman kalbimde
Always in my dreams
Her zaman rüyalarımda


ceviren:znt